Ergin KAHVECİ

Kelle

Avazım çıktığı kadar bağırıyorum.
Yıllardır bağırdıklarımı bile siliyorum.
Dünya ticari tedarik zincirleri içerisinde en son düzene girecek sektörlerden biri gıda sektörü olacak.
Bu durumda kırılan tedarik zincirlerinin en tepesinde olacak olan sektör de Tarım olacak.
Çünkü daha önce yazdığım gibi besin güvenliği yani sağlıklı besine erişim, lojistiği, en zor olan alanlardan biri. Bunun avantaj mı dezavantaj mı olduğunu sorarsanız: Ürün açısından elbette avantaj. Yani talep fazla, arz az olacağına göre hızlı yol alan tedarikçi ülkeler oldukça avantajlı olacak; fırsat doğacak.
Hele bir de temel gıda maddeleri yeterlilikleri olan ülkeler daha fazla avantajlı olacak.
Yani Türkiye gibi ülkeler.
Ve bunu fırsata çevirmek için çok çok acil kararlar almamız gerekiyor.
İşte bu yüzden avazım çıktığı kadar bağırıyorum.
Bırakın hikâye işleri.
Zamana, zemine, rutine bağlı işlerle oyalamayın bizi de kendinizi de.
Dönün ve aynaya bakın.
Bu ayna size güzel bir fırsat veriyor.
Ve ne olur ama ne olur bir kerecik bu sese kulak verin.
Bırakın yapalım demiyorum: Yine siz yapın. Yalnızca, zihniyetinizi yani düşünce tarzınızı değiştirin.
Plan, üretim destekleri hepsi tamam ve hatta şart.
Sadece bu fırsat için iki ya da çok iyi olasılıkla üç yılımız var.
Çünkü sermaye, küresel merkez, sizin binmediğiniz gemiye binecek başka birini bulur. Bulamazsa, dünyanın her yerindeki arazilere, topraklara, ahırlara, binalara çöker ve ürettirir.
Sonra bir başka krize kadar ellerimizi açıp beklemek zorunda kalırız.
Haydi, gelin ülkedeki ben diyeyim bin, siz deyin beş bin, tarımsal deneyimleri olan, tarihsel geçmişe sahip olan, “tarımsal burjuva” kapasitemize yatırım yapalım.
Onları yurtiçi-yurtdışı bütün tedarik, toptan zincirlerinin dışında tutalım.
Gerekirse her türlü teknokrat desteğini, yönetim desteğini, ihracat desteğini sağlayalım.
Finansman için bonkör davranalım.
Hatta kamu ya da özel, soğuk depo, silo, araç, kara-deniz-hava nakliye desteğini sağlayalım.
Belli kapasitenin üzerindeki kooperatiflere ve işletmelere ihracat desteği, gümrük muafiyeti verelim.
İç piyasa fazlası ürünlerin ihracı için gelecek yeni sağlık ve hijyen önlemlerini kamusal olarak temin edelim. Tarım Bakanlığının bütün olanaklarını bir süreliğine tahsis edelim. Özel sektör tarım meslek mensuplarını büroda, sahada, bu usta şoförlere yardımcı olacak, planlayacak, yol gösterecek, yönetecek şekilde kanalize edelim. Onlara özel tasarım araçlar üretsinler; üretelim, ürettirelim.
Dünya karşısında avantajlı olduğumuz ürünleri, bu iki üç yıl, “özel ürün” ilan edelim.
Ürün, ürün ulusal bir pazarlık gücü oluşturalım.
Dünya piyasalarına göre gerekirse sübvanse edip arz’ı daraltalım.
Mesela; Fındık için, Kayısı için, K. İncir ve Üzüm için.
Küçükbaş hayvanlar için.
Sizi temin ederim ki; çok ama çok şey kazanacağız.
Yatırdığımızı uzun yıllar boyunca geri alacağız.
Ülkemiz için tarımsal bir girişimci grubu yaratacağız.
Onların enerjilerini zaman içinde dövize, güce ve sektörün verimliliğine yöneltmiş olacağız.
Ya olmazsa demeyin.
Ben kulak istedim siz kelle isteyin.
Daha ne diyeyim.
Avazım çıktığı kadar bağırırım: Bu kelle size feda olsun.

Yazarın Yazıları
RÜYA01 Haziran 2020 İNANIN YETER!25 Mayıs 2020 IŞIĞIM18 Mayıs 2020 SULAMA11 Mayıs 2020 Kelle04 Mayıs 2020 Bunaldık!27 Nisan 2020 Yeter ki Kafamız Rahat Olsun 20 Nisan 2020 Özetin Özeti13 Nisan 2020 TEKNOLOJİ 1.006 Nisan 2020 Bin Nisan!30 Mart 2020
ANA SAYFA SAMSUNSPOR YAZARLAR SAMSUNSPOR GÜNDEM SİYASET EKONOMİ GÜNCEL SPOR YAŞAM SAĞLIK BELEDİYELER PROGRAMLAR GALERİ WEB TV İLETİŞİM