Akın ÜNER

BAYRAMLIK AĞZIMI AÇIYORUM...

Efendim deliye her gün bayram... Çenemizi tutamayıp bilâ akıl, ona buna köşemizden laf yetiştirmemiz biraz deliliğimizden. Lakin bu gün hakikaten bayram olduğuna göre, umulur ki bayramlık ağzımızı açmamız çok görülmez. 

***

Kurban bayramı deyip de kellemizi almak isteyen çıkar mı bilinmez ama tedbiri elden bırakmamak lazım. Biz gene diyeceklerimizi kıvırmadan söyleyelim ama ne olur, ne olmaz; kabahati, gelmiş geçmiş hiciv üstatlarına atalım.

***

Hayal satan tipler türedi. Bana düşmez tabii, böylelerine laf söylemek... Osmanlı hiciv şairi Kazak Abdal, dört yüz sene önce yeterince ağır konuşmuş zaten: "Eşeği saldım çayıra / Otlasın karnını doyura. / Gördüğü düşü hayıra / Yoranın da avradını..."

***

Hayal denilince... Bir de hayalperest tayfası var tabii! Bunların imkansız hayalleri vardır. Hani ölçmeye kalksanız, akıllarıyla başları arasındaki mesafeyi en az bir karış bulursunuz!

Ziya Paşa yapmış aslında böylelerine uyarısını... Bize günümüz Türkçesiyle tekrar etmek düşer: "Acemi müneccimlerin bir çoğu gökte yeni yıldızlar keşfedeceğim derken, gaflete dalarak yoldaki kuyuyu görmez!"

***

Zalim çok... Kimi komşusuna zulmeder, kimisi çalışanlarına... Ahali, illallah eder de bir cümle söyleyip içinizi dökemez.

Şair Eşref'in dizeleri aklınızda bulunsun. Ne zaman bir zalim görseniz, çakarsınız lafı: "Gelecek olduğunu bilseydi neslinden / Almadan Hazreti Havva'yı boşardı Adem."

***

Adamın biri, zevzeklik olsun diye Neyzen Tevfik'e "İnşallah Cennetin anahtarını sana verirler. Belki beni de cennete alırsın." demiş.

Üstat, baştan aşağı şöylece bir süzdükten sonra herife cevabı yapıştırmış: "Bende cennetin değil, cehennemin anahtarı olsa senin için daha hayırlı olurdu. Belki seni oradan çıkarırdım!"

***

Şimdi bu yazdıklarımı okuyup da dilinizin ayarını bozmaya kalkmayın sakın. Bizde makam sahipleri oldum olası eleştiriye karşı tahammülsüzdür.

Yaşadığı dönemde İstanbul'da konağının bahçesine heykel diktirecek kadar ileri görüşlü bir sadrazam olan Pargalı İbrahim bile hiciv ustası Figanî'yi idam ettirmişti.

Ne demişti biliyor musunuz  Şair: "Dünyaya iki İbrahim geldi: Biri put yıkan, öteki put diken..."

Malum, putu yıkan Hazreti İbrahim'di... Put diken ise, bahçesine heykel koyan Pargalı İbrahim!

***

Hicivleri yüzünden canından olan şairlerin en meşhurlarından birisi de Nef'i olsa gerek... "Müftü efendi bize kâfir demiş / Tutalım ben ona diyem Müselman. / Lakin varınca ruz-ı mahşere / İkimiz de çıkarız orda yalan" demesiyle tanınan şair, defalarca idama mahkum olmuş, ancak her defasında Padişah Dördüncü Murat tarafından bağışlanmış...

"Tahir Efendi bana kelb (köpek) demiş. / İltifadı bu sözde zahirdir. (saklıdır) / Malikî benim mezhebim zira. / İtikadımca kelb tahirdir. (temiz)" dizeleri yüzünden Tahir Paşa'nın gazabına uğrayıp tekrar idama mahkum edilen Nef'i hakkında çok bilinen bir rivayet vardır:

Güya son anda bir kere daha Padişah tarafından affedilen Şair, tutanak hazırlayan zenci cellat siyah mürekkebi kağıda damlattığını görünce çenesini tutamamış. "Kağıda terinizi damlattınız." deyince cellat kızmış, adamcağızın kellesini vurmuş. Saraya da "Padişahın fermanı elime geç ulaştı" diyerek durumu izah etmiş!

***

Arsız yöneticiler her daim varmış... İnanmayan Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşayan büyük şair Fuzulî'nin ünlü Şikayetnamesine kulak kabartsın:

"Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar. /   Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler."

***

Fuzulî demişken... Onun bir başka hiciv ustası Ruhî ile Padişah'ın huzurundaki atışmasından bahsetmeden olmaz!

Sultan, birbirlerini söz sanatıyla kızdırmalarını isteyince Ruhî berikine dönüp sorar: "Üstat, demin sarayın bahçesinde gezerken duvar dibinde pinekleyen iti gördün mü?"

Fuzulî, onu tuzağa çeker: "Elbet gördüm, n'olmuş?"

"Böyle ihtişamlı bir sarayda it ne kadar Fuzuli!"

Padişah ve mahiyetindekiler, Ruhî'nin şakasına kahkahalarla güler. Ama son sözü söyleyen yine Fuzulî olur: "Doğru söylersin ya Ruhî! En iyisi sıkacaksın o itin boynunu, çıkacak ruhi!"

***

Lafı yabancı bir düşünürün sözleriyle bitirelim; Voltaire ne güzel söylemiş: "Tanrıya ettiğim dua pek kısadır: Tanrım düşmanlarımı gülünç duruma düşür!"

***

Herkese iyi bayramlar!

Yazarın Yazıları
GLU.. GLU... GLU...29 Eylül 2019 TARHANA OSMAN, MARGARİN MEHMET'E KARŞI...15 Eylül 2019 TÜRK RÖNESANSI VE ALACA CAMİİNİN HAZİN HİKAYESİ08 Eylül 2019 ÇEK BİR KAHVE, İNSANLI OLSUN...01 Eylül 2019 NE MUTSUZLUK, "TÜRKÜM" DİYEMEYENE18 Ağustos 2019 BAYRAMLIK AĞZIMI AÇIYORUM...11 Ağustos 2019 ÇİFTLİK CADDESİNDE MAHMURE - II04 Ağustos 2019 ÇİFTLİK CADDESİNDE, MAHMURE (I)28 Temmuz 2019 YAZAR ÇATLAK OLUNCA...07 Temmuz 2019 KEMÂL30 Haziran 2019
ANA SAYFA SAMSUNSPOR YAZARLAR GÜNDEM SİYASET EKONOMİ GÜNCEL SPOR YAŞAM GALERİ VİDEO E GAZETE HABERAKS TV İLETİŞİM