Burhan UYAN

GELECEKTE VAR MIYIZ?

Japonlar 3,5 yıl önce uzaya bir araç gönderdiler; 300 Milyon kilometre -hiçbir uzay cismi ile çarpışmadan- yol gittikten sonra ufacık bir gök cismine indi, inişi sırasında 5 gramlık bir mermi ateşleyerek yerden kalkan toz bulutunu analiz etti, 10 gramlık tozu haznesine yükledi, 2020 yılında da dünyaya geri dönmüş olacak. HAYABUSA 2 adlı uzay aracının indiği RYUGU Göktaşını analiz görevinin amacı, göktaşında Güneş Sistemi’nin oluştuğu zaman dilimi olan 4.6 Milyar yıl öncesinden kalmış olabilecek organik materyal ve su moleküllerini araştırmak. Tüm bu görevin Japonya’ya toplam maliyeti sadece 270.-Milyon USD… 

Milyarlarca USD maliyetindeki kamusal yatırımlarımızın gerçek fayda/maliyet verimliliğini bir yana bırakalım; Türk yurdunda eğer insanlığın geleceğinin tasarladığı bu çalışmalar için en basit de olsa bir uzay araçları vida sanayi sektörü olsaydı, gül yüzlü evlatlarımızın geleceğinde bir ümidimiz olabilirdi…      

Geçtiğimiz yaz Almanya Stuttgart’taki Max-Planck Akıllı Sistemler Enstitüsü’nde bilim insanları 2PP/2 Foton Polimerizasyonu denen yöntemle insan saçından daha ince olan 32 mikrometre çapında mercekler üretmeyi başardılar. İleri 3D Baskı ile üretilen tek bir mercek, bir dakikadan kısa sürede polimerden üretiliyor ve mükemmel optik özelliklere sahip mercek maliyeti belirgin ölçüde azalıyor. Bu mercek sayesinde tıpta devrim yaratan elektron mikroskoplarından çok daha yüksek kapasiteli ‘X-Işını Mikroskopları’ yapılabilir hale gelecek. Derhal patentine başvurulan bu icadı gerçekleştiren ekibin başındakiler ise Türk; Dr.Umut T.Sanlı, Dr.Hakan CEYLAN ve Dr. Kahraman KESKİNBORA. 

Türk ekonomisinde yarattıkları ‘yüksek katma değeri’ neredeyse ‘eser miktarda’ olan KOBİ’lere aktarılan ve bir kısmının geri dönmediği krediler – yani yerli ve milli sermayemiz – adeta toprağa döktüğümüz sular gibi akar giderken bazı Türk evlatları, dünyanın onlara sağladıkları ‘bilimsel eko sistemde’ harikalar yaratarak kendilerinin değerini bilen kurumları gururlandırmaya devam ediyorlar. Türk yurdunun gözü önündeki bu gerçeklerden alması gereken dersler yok mu? Bu vurdumduymazlığın gerçek maliyetinin gül yüzlü evlatlarımızın geleceği olduğunu hala algılayamamamız ne acıdır…       

Canlıların/biyolojik yaşamın 2 temel görevi vardır: 1) Üremek 2) Sorun çözmek. Canlıların üremesi gerekir ki yaşam devam etsin. Canlılar sorun çözmelidirler ki varlıklarını her nesilde biraz daha ortama uyum sağlayarak sürdürebilsinler. Türk yurdunda üremeyi çok ciddi başarıyla sağlayabiliyoruz ama yaşama ve geleceğe dair sorun çözebilme yetimizi kaybediyoruz. Bir organizma -ister birey ister toplum olsun- sorun çözebilme yetisini kaybederse, sorun çözebilen başka canlıların yemi/av malzemesi/karın doyurma hammaddesi haline gelir. Eğer bizler her nesilde biraz daha güçlü bir şekilde sorun çözebilir bir insan topluluğu olabilseydik, şu anda patlıcan-domates fiyatları ve soğan ihracatını konuşmak yerine uzay kolonizasyonu, süper malzemeler, nano-teknolojik makine sistemleri, sentetik biyo mühendislik, rekombinant DNA teknolojileri çalışmalarıyla dünyadaki diğer ülkelerle daha yüksek bir bilinçle rekabet edebilmeyi konuşuyor olurduk… 

Başkaca zeki ulusların ve yüksek akılların gelecek hammaddesi olmak istemiyorsak, birbirimizi dışlamadan/ötekileştirmeden TÜM ULUSAL İNSAN KAYNAĞIMIZI kucaklayarak, evrensel insan haklarına dayalı adil ve bağımsız yargı temelinde güvenle yaşayabileceğimiz bir ortak yaşam platformunu kurabilmeliyiz. Avrupa’nın 200 yıldan fazlasına mal olan Reform ve Rönesans hareketini 15 yıla sığdıran Cumhuriyetin; insanlık tarihinde eşi görülmedik insani ve teknik bir devrim olduğunu -yeniden- idrak ederek tüm siyasi, askeri, ekonomik ve insan zenginliğimizi gül yüzlü evlatlarımızın geleceği için odaklamamız gerek. Aksi halde ne olacağını merak eden, doğu-güneydoğu sınırlarımızın dışına başını uzatıp da bir baksın!   

 ‘1919 YILI SAMSUN 3D TOPOĞRAFİK MODELLEME PROJESİ’-10 

İşte ilk 3D basılmış modelimiz; 100 yıl önceki Samsun…

 

  

Yazarın Yazıları
TÜRK YURDUNUN 22.YÜZYILDAKİ VARLIĞI TEHLİKEDEDİR; BUNU DÜŞÜNMEKTEN DAHA NE KADAR KAÇINACAĞIZ?10 Nisan 2019 BİRBİRİMİZİ ÖTEKİLEŞTİREREK BAŞARABİLECEĞİMİZ TEK ŞEY, TÜRK YURDUNUN RAKİPLERİNİN MUTLULUĞUNU ARTIRMAKTIR!03 Nisan 2019 'SUÇLAMA HOPARLÖRÜ'27 Mart 2019 ESNEK BEYİNLİLERDEN MİSİNİZ?20 Mart 2019 TANRININ YARATMADIĞI YENİ CANLILARI BİZ YARATIRSAK NE OLUR?13 Mart 2019 BİR BİLİM VE TEKNOLOJİ KAHRAMANINA AĞIT!06 Mart 2019 GELECEKTE VAR MIYIZ?27 Şubat 2019 GELECEKTE VAR MIYIZ?20 Şubat 2019 GELECEKTE VAR MIYIZ?13 Şubat 2019 GELECEKTE VAR MIYIZ? DEMOKRASİ 4.0 ?06 Şubat 2019
ANA SAYFA SAMSUNSPOR YAZARLAR GÜNDEM SİYASET EKONOMİ GÜNCEL SPOR YAŞAM GALERİ VİDEO E GAZETE HABERAKS TV İLETİŞİM