M. Halistin KUKUL

KAYBOLAN KÜLTÜR DEĞERLERİMİZDEN: NEZÂKET

Millî değerlerimiz, gün geçtikçe, solan yapraklar gibi, birer birer dökülüyor. Solmakta ne kelime, kuruyor!.. İnanınız, çevreme değil, devlet erkânının birbirine hitabını dinledikçe utanmıyor, tiksinmiyor, kahretmiyor değilim!..

Bir toplumda nezâket azaldıkça, o toplumun uçuruma doğru yürüdüğü bilinmiyor mu? Bunlar nasıl sözlerdir, bunlar nasıl tavırlardır, anlamak mümkün olmuyor!..

Bilinmesi gerekir ki, nezâketin tükendiği yerde, her kötülük neş’et eder: Kibir, haset, riyâ, kin ve en mühimi de yalan yükselir, zirve yapar. Yalan ise, bütün kötülüklerin başıdır.

 “Güzel/iyi iş yapanlara daha güzeli/iyisi ve fazlası vardır” (Yunus, 26) ve “İnsanlara güzellikle söz söyleyiniz” (Bakara, 83) âyetleri, acaba kimlere hitap etmektedir?

Ya, Peygamber Efendimiz ’in, “Hûd Suresi’ndeki, “Emir olunduğun gibi dosdoğru ol” âyeti beni ihtiyarlattı” buyurduğu mübârek sözlerini idrâk edebiliyor muyuz?

Sokaklar, televizyon ekranları, gazeteler müstehcen sözlerle, cinâyet, hırsızlık, gasp ve cinnet haberleriyle dolup taşmaktadır.

Otobüste, t(ı)ramvayda, t(i)rende, dolmuşta... Kaba ve çirkin sözlerin “bini bir para”; yalanın ucu bucağı yok, nasıl iştir?

S(ı)tadyumlarda, meydan mitinglerinde, salon haykırışlarında, kahvehânelerde, kantinlerde, koridorlarda...Türkçe’nin kötü kullanılışına ve bozuluşuna dâir numûnelerin bini değil, binleri bir para!

Geriye ne kalıyor dersiniz! Bence, çok şey değil!..Sözün özünde, “Üslûbu lisân, ayniyle insân”  vecîzesinin deri mânâsı var!..Kim nasıl konuşur, söz söylerse, öyledir!..

Kimin kimle alıp veremediği var ki, bunca zılgıt, bunca kepâze sözler insan olmanın “şeref” ve “güzelliğine” lâyık görülüyor?

Dinimiz İslâm, hayvanlara bile kötü muamele yapılmasını men edip yasaklarken, insanın insana yaptığı nezaketsizliği, kabalığı. Ne ile izah ve nasıl ifade edeceğiz?

Argonun girdiği yerde, güzel söz yeşerir mi? Kadınlara karşı kaba ve galîz sözler bir yana, onlara karşı işlenen cinâyetlerin ‘hesabının’ görüldüğü kanaatini taşıyabiliyor musunuz?

Müslüman Türk; bu olmamalıdır! Birazcık, Kur’ân-ı Kerîm; birazcık, hadîs-i şerîf; birazcık, Ahmed Yesevî, birazcık Mevlâna, birazcık Yûnus Emre... okuyan, her kim olursa olsun, böyle “ipe sapa gelmez” sözlerle başkalarını rencîde etmeye kalkışmaz.

Ümit ederim ki; Türk dilinin ve şiirinin dünya zirvesi Yûnus Emre’nin şu mısrâları, selîm akıl sâhiplerine, biraz olsun, nasihat teşkil eder:

 “Kişi bile söz demini demiye sözün kemini

Bu cihan cehennemini sekiz uçmağ ede bir söz

Yürü yürü yolun ile gafil olma bilün ile

Key sakın ki dilin ile cânına dağ ede bir söz

Yûnus İmdi söz yatından söyle sözü gâyetinden

Kel sakın o şeh katından seni ırağ ede bir söz”

(Uçmağ=Cennet; Bilü=Bili, bilgi, ilim; Key=Pek, şiddetli, çetin, iyi,hakkıyla; Dağ=Yanık yarası, insan veya hayvan vücûdununa kızgın demirle vurulan damga, işâret; Yat=Yol, usûl; Gâyet=Son, nihâyet, uç; Şeh=Padişah, hükümdâr)

Bir berceste beyitle sözü bağlayalım:

 “Ehl-i irfân arasında aradım kıldım talep

Her hüner makbûl imiş illâ edep illâ edep”

       

       

     

Yazarın Yazıları
KÜLTÜR BUHRANI YAŞIYORUZ11 Ocak 2019 KAYBOLAN KÜLTÜR DEĞERLERİMİZDEN: NEZÂKET05 Ocak 2019 TÜRKÇE’NİN EN GÜZEL (!) GÜNLERİ01 Ocak 2019 MEHMET ÂKİF ve ORDUNUN DUASI27 Aralık 2018 Vefâtının 745. Yılı Münâsebetiyle GÜZEL SÖZ ve HAZRET-İ MEVLÂNA21 Aralık 2018 İSA YUSUF ALPTEKİN ve DOĞU TÜRKİSTAN DÂVÂSI13 Aralık 2018 COĞRAFYAMIZDA KÜLTÜR BOZULMASI05 Aralık 2018 ÖĞRETMEN OKULLARI AÇILMALIDIR24 Kasım 2018 YAZIKTIR!..GÜNAHTIR!..AYIPTIR!..18 Kasım 2018 ''DOMATES-BİBER-PATLICAN''03 Kasım 2018
ANA SAYFA SAMSUNSPOR YAZARLAR GÜNDEM SİYASET EKONOMİ GÜNCEL SPOR YAŞAM GALERİ VİDEO E GAZETE HABERAKS TV İLETİŞİM