Şenol Yücedağ

EKONOMİK GERİ DÖNÜŞÜM 3

Mevcut kanun ve yönetmelikler çok mu yetersiz?                                  Türkiye’de atık yönetimi ile ilgili 15’e yakın yönetmelik uygulanıyor ancak bu yönetmelikler Avrupa’daki örneklerine göre çok zayıf kalıyor. Türkiye’de katı atık ayırma tesislerinin yeterli olmaması, kaynakta toplamanın uygulanmaması nedeniyle Avrupa Birliği müktesebatına uyumyakalanamıyor.                                                                                   Yurt dışında özel fonlarla destekleniyor                                                  Baz yağda ÖTV uygulaması devam ediyor mu?                                    TÜBİTAK verilerine göre, atık yağların yeniden rafinasyonu sonucunda elde edilen baz yağ, ham petrolden elde edilen baz yağa kıyasla yüzde 67 oranında daha az enerji gerektirmekte ve yaklaşık 1.5 kg atık madeni yağdan, diğer yan ürünlerin dışında, 1 kg kadar yüksek kalitede baz yağ sağlanabilmektedir. Bu da ithal petrole olan bağımlılığımızı da göreceli olarak azaltacaktır. Bu nedenle, atık madeni yağdan baz yağ üreten tesislerin ürettiği baz yağdaki ÖTV alınmış bir üründen yeniden ÖTV talep edilmesi geri kazanımı bitirmek demektir. Yurt dışında özel fonlarla geri kazanım ve geri dönüşüm teşvik edilmekte, yatırım ve işletme dönemlerinde uygulanacak bazı teşviklerle desteklenmesinde de kamu yararı olacağını düşünmekteyiz.                                                              Atık toplayıcıları ile belediyeler arasında entegrasyon sağlanamamakta. Atık toplayıcılar konusunda da sıkıntı var galiba?   Atık oluşumunu sağlayan ambalaj malzemelerini üretenler ve piyasaya sunanların ambalaj atıklarını toplamakla yükümlü olmasına rağmen bu yükümlülükler bugüne kadar geniş toplayıcı ağına sahip olamadıklarından piyasada toplanmakta olan malzemeleri üstlenmemektedir. Bu da toplayıcılarla üreten firmalar arasında büyük sorun yaratmaktadır. Bunun nedeni Türkiye’deki 500 bin sokak toplayıcısını kendi bünyelerine almamaları, çok düşük fiyatlarla çalıştırmak istemeleri olup bu nedenle toplayıcılar ile belediyeler arasında entegrasyonsağlanamamaktadır.                                                                Belediyelerle durum ne?                                                                             Belediyelerin gelir getirdiği için evsel atıklarla endüstriyel atıkları birlikte depolaması, ayrıştırma yapan şirketler açısından ciddi bir sorun oluşturuyor. Bu sorun yeni bir yasal çerçeve oluşturularak çözülmelidir. Atık motor yağının ne kadarını toplayabiliyorsunuz?        Mevzuat gereği, atık motor yağlarının toplanması için yetkilendirilmiş tek kuruluş PETDER’dir. PETDER, kendi verilerine göre, geçtiğimiz yıl üretilen 137 bin ton atık motor yağının sadece 17 bin 800 tonunu toplayabilmiştir. Bu rakamlar, toplama performansının yüzde 13 olduğunu göstermektedir. 119 bin 200 ton atık motor yağının toplanamamış olması, bunların büyük oranda merdiven altında kaçak yakıta dönüştürülmüş olabileceğini, kalanının da ısınmada kullanılmış olabileceğini düşündürmektedir. Son beş yıl içinde ülkemizde 598 bin ton atık motoryağı oluşmuş ve PETDER tarafından bunun ancak 94 bin 800 tonu (yüzde 16) toplanabilmiş, yarım milyon ton atık motoryağı kayıt dışı mecralara kaymıştır. Atık deyip geçersen!                                                 Atığın geri kazanımı gibi; atık vermek, atık oranını yükseltmekte ekonomiyi tahrip etmeye başladı. Örneğin son iki yıldır gıda fiyatlarındaki artışın enflasyona etkisini konuşuyoruz; gıda fiyatlarındaki yükselişi ise atık oranının artmasına bağlıyoruz… Son veriler, meyve ve sebzeyi toplama aşamasında yaşanan kaybın yüzde 25’e çıktığını gösteriyor. Dağıtım ve satış aşamasında bu kayıp yüzde 50’lere ulaşıyor… Atığın oluşmamasının yanı sıra, atığın toplanması ve değerlendirilmesi konularında atacağımız adımların enflasyondan faize, istihdamdan yeni yatırımlara kadar tüm makro ve mikro dengeleri olumlu etkileyeceğini anlamamız ve bu alanı ciddiye alıp, ciddi politikalar belirlememiz gerekiyor.”

Üç günlük yazımız sonunda atık konusunda neler elden kaçıyor gördük. Aslında insanını değerlendirmeyen, yeni fikirleri değerlendirmeyen bir toplum olarak kaybettiklerimizin farkında bile değiliz. Bunu farkına varıp değer verdiğimiz gün bir şeylerin değişmeye başladığını göreceğiz.

senolyucedag@hotmail.com

Yazarın Yazıları
EKONOMİK GERİ DÖNÜŞÜM 330 Kasım 2018 EKONOMİK GERİ DÖNÜŞÜM (1)16 Kasım 2018 KONKORDATO SUİSTİMALLERİ26 Ekim 2018 EŞEL MOBİL MAAŞLARA DA OLMALI!...20 Ekim 2018 EYLÜL ENFLASYONU NE DİYOR?09 Ekim 2018 YABANCI SERMAYE NEDEN ÖNEMLİ(II)26 Ağustos 2018 YABANCI SERMAYE NEDEN ÖNEMLİ(I)25 Ağustos 2018 SABİT KUR REJİMİ BUGÜN UYGULANABİLİR Mİ?(II)17 Ağustos 2018 TÜRKİYE SABİT KUR REJİMİNE GEÇEBİLİR Mİ?(I)16 Ağustos 2018 CARİ AÇIK BU AY DÜŞTÜ11 Ağustos 2018
ANA SAYFA SAMSUNSPOR YAZARLAR GÜNDEM SİYASET EKONOMİ GÜNCEL SPOR YAŞAM GALERİ VİDEO E GAZETE HABERAKS TV İLETİŞİM